+ Reply to Thread
1`dan(dən) 1`ə(a/ya/yə) qədər. Cəmi 1.

Mövzu: çoban çeşmesi

  1. #1
    müdürlər naziri azarbayjan's Avatar
    Qeydiyyat
    Apr 2008
    Ünvan
    Azərbaycan
    İsmarıclar
    942

    Level: 38 
    Təcrübə: 1,323,933
    Next Level: 1,460,206

    Thanks
    3,461
    Thanked 2,008 Times in 643 Posts

    Əsas seçim çoban çeşmesi

    Bundan ..... yıl önce, yaşanmış, bir hika-

    ye, hala anlatılır, Zeyniler köyünde, ben de bu hika-

    yeyi, evinde kaldığım, Nur yüzlü bir ihtiyar kadının

    ağzından duydum, "Satı ana , sana birşey soraca-

    ğım "dedim..." Sizin şu köyün girişindeki çeşmeye

    neden çoban çeşmesi ?"diyorlar. Kadın gülümsedi

    " peki hocam ağnadıyım da dinle, sen de çocuklara

    anlatırsın !" "Haklısın, öğrencilerim Alime adlı o

    kahraman kızın hikayesini öğrenseler iyi olur..."

    "Oğlum, duşmanın İzmire çıktığını duymuştuk,

    içimiz kan ağlıyordu, ben o zaman, ya ondört ya

    onbeş yaşlarındaydım, Padişahın Seferberlik ilan

    ettiği duyuldu, her evden, eli silah tutan erkek

    askerlik şubesine çağrılıyordu, babamı da çağır-

    mışlardı, anam , yaşlı gözlerle uğurlamıştı babamı

    gitmeden, yüzümüzden öpmüş, " Keziban,kadınım

    seni sana emanet ediyorum ! Sağ kalırsam ne ala

    şehit olursam, sakın arkamdan ağlama !" dedi..

    Babam gibi , Devran ağanın davarını güden çoban

    Halil'i de askere çağırdılar...Kıt -sat hatırlıyom

    bu Halil, uzun boylu, esmer, kara yağız bir baba-

    yiğit, Devran ağa, zengin olduğu için, oğlu deli

    Davut'u beç vererek askere göndermedi..Alime

    köy hocasının gızı, sarı saçlı, yeşil gözlü, dasdarı-

    nın içinde gözel vücudu meydana çıkan, cins gısrak

    gibi yerinde duramayan, gözel bir gız senin ağna

    yacağın...Huyu da yüzü gibi gözel ! Ama erkek

    gibi bir kız...Namusuna helal getirmiyen...Halil

    sürüsünü suya çekerken, çeşmede, su dolduran

    bu Alime gızı görüyo, içi gidiyo, gız da Halil'i

    görüyo, hiçbir köy delikanlısına yüz vermeyen

    kız, delikanlıyı seviyor, Halil, bir rüya görüyor

    köy gadınlarından duydum, emme yalan emme

    gerçek, rüyasında, düşmanın köye girdiğini

    Devran ağa ile oğlu Davut'un düşman Yüzbaşısı

    ile iş birliği yapıp, erkekleri askere giden genç

    kadınlara gızlara tecavüz ettiğini, topraklarına el

    koyduğunu, ama efe kıyafeti giymiş bir gızın

    köylü kadınlarının önüne geçip, dağa çıktığını

    ve bir çeteye katıldığını görüyor...


    Halil ile Alime, o günden sonra çeşmede bulu

    şuyorlar. Halil, sürüyü tuza çekmek bahanesiyle

    gızla görüşüyor, bir birine sevdalanıyorlar, ama

    Halil'i vatan borcu bekliyor, çeşmede son buluşma

    ları oluyor bu...

    * * * *

    Düşmanın bizim köye de gireceği söylentisi

    kulaktan kulağa yayılıyordu. Anamı, köyün kadın

    larını bir korku almıştı. Köyde, muhtar, köykorucu

    çocuklar, genç kızlar ve yaşlılardan başka hiçibir

    erkek yok...Köyün tarlalarını genç kadınlar sürüyor

    ve ekiyor...Ama, Devran ağa ile oğlu, erkeklerin

    yokluğundan da faydalanarak, bizim topraklarımızı

    alacağı, kadınlar arasında konuşuluyor. Bu Alime

    gız, ağaya ilk karşı çıkan oluyor, babası onu erkek

    gibi yetiştirdiği için, iyi silah kullanmasını ve ata

    binmesini biliyormuş, anam " Alime ! Gız başınla

    ağaya nasıl garşı geleceksin, senin yüzünden

    tüm köylüye eziyet edecek !" diye onu uyarıyor

    "Fatma bacı, eğer ağa gorktuğumuzu anlarsa

    tüm topraklarımıza gonar !" diye karşı çıkıyor.

    Uzatmayım, Alime gız, köyden birden kayboldu.

    Kimi aldı başını gitti dedi kimi de dağ köyündeki

    emmisinin yanına gitti dedi. Senin ağnaycağın

    her gafadan bir ses çıkıyor.

    Devran ağanın, kasabadaki Yunan Yüzbaşı

    Aleksiçe, bir mektup yazdığı, köye davet ettiği

    mektubu muhtarın götürdüğü dedikodusu köyde

    dedikodusu edilmeye başlanmıştı. Köyde olan

    bir kaç yaşlı , dışında, bize yardım edecek tek

    bir erkek yok...

    Sakarya Nehrinin üstünde eski bir köprü var.

    Bu köprüde, geceleri bazı hareketler oluyormuş

    Anam, ben ve kız kardeşlerim korkmasın diye

    bize anlatmıyor...Sokakta, erkek çocuklarından

    duyuyorum..."Düşman askeri hazırlık yapıyormuş

    diye fısıl fısıl bir birine anlatıyor. Ben ve birkaç kız

    merak edip sorduğumuzda, "sizin aklınız ermez !"

    diye bizi tersliyorlar...Davut, un Düşman Yüzbaşıya

    gözüne kestirdiği gızları peşkeş çekeceği haberi

    köyün gadınlarını çok gızdırmıştı.

    " Vay it eniği, kimin dölü , babası ne ki oğlu o

    olsun !" diye söyleniyordu. Anam, Düşman gelirse

    bizim namusumuza helal gelmesin diye ırmağın

    öte geçesindeki dayımın evine göndermeye

    hazırlanıyordu.

    Bir gece, itler acı acı uludu. Anam, yorganı

    başımıza çekti, ama kendisi uyumamıştı...

    "Off...Allah'ım düşman gorkusu yetmezmiş gibi

    Devran ağa D...başımıza tebelleş oldu bir de

    diye söyleniyordu.

    Alime gızdan ne bir haber ne de bir iz vardı.

    Gecenin bir yarısı olmuştu, silahı olan , samanlığa

    saklamıştı korkudan, düşman köyü basarsa evde

    bulup ta, işkence yapmasın diye...Ama Devran ağa

    iti, köyde kimde silah olduğunu ,kimde kama ve

    bıçak, kılıç olduğunu biliyordu.

    Dakikalar geçmek bilmiyordu. Evlerde tüm

    ışıklar söndürülmüş, perdeler çekilmişti...Zifiri

    bir karanlık vardı dışarda...Köpekler, ürmeye

    başladı, silah sesleri ve düşman askerlerini

    taşıyan askeri cemselerin, tekerlek gıcırtıları

    sarhoş Yunan askerlerinin bağırmaları duyulu-

    yordu. Korkumuzdan sesimizi çıkaramıyorduk

    "Ana düşman askerleri namusumuza da el atar

    mı ?" diye saf saf soruyordum. Anam, gözleri

    yaşlı, "Bilmiyorum gızım, Allah'tan başka kimsemiz

    yok ! Ona sığınıyorum "diye çaresizliğini belli

    ediyordu.

    Devran ağa iti ile oğlu Davut'un dışarıdan

    sesleri geliyordu. Anam, pencereyi aralayıp ne

    gonuştuklarını duymaya çalışıyordu..Babamdan

    kalma, çifteden başka, hiçbir silahımız yoktu.

    Anam, pencereyi hafifçe açarak, dışarıda neler

    olduğunu anlamaya çalışıyordu...Bizi saklayacak

    evin içinde hiçbir yer yoktu. Kapının önünde düş-

    man askerleri devriye geziyordu. ağlamaya

    başlamıştık.


    * * * *

    "Sonra ne oldu Satı ana ?" dedim...Hele

    bir soluklanıyım oğlum...Malum yaşlılık..."

    " Kaç yaşındasın Satı ana ?" diye sordum...

    " Var bir yüz ya, ötesini bilmem ..."

    HİKAYENİN İKİNCİ BÖLÜMÜNDE

    BULUŞMAK ÜZERE KALIN SAĞLICAKLA

    ANA YURDUM AZERBAYCAN

    آنا یوردوم آذربایجان


  2. azarbayjan Kullanicisina Bu Mesaja görə Təşəkkür Edənlər:

    janim_vatanim (Saturday 2 January 2010-1)

+ Reply to Thread

Visitors found this page by searching for:

çoban çeşmesi açıklaması

çoban çeşmesinin açıklamasıazeri coban itleriçoban çeşmesi tahlili çoban çeşmesi açıklamaçoban çeşmesinin konusuçoban çeşmesi bölümler halinde acıklanmasıçoban çeşmesi açıklamalıçoban çeşmesinin yorumuazerbaycanda coban itleri
SEO Blog

Bölmədə hüquqlarınız

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Search Engine Friendly URLs by vBSEO